26° Az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

52 Kazan Aşure Dağıtıldı

Didim Haberleri - Eylül 5, 2020 14:46 A A

 52 Kazan Aşure Dağıtıldı

Didim Cemevi’nde Muharrem ayında tutulan orucun ardından geleneksel aşure paylaşımı gerçekleştirildi.

Didim Cemevi başkanı Hüseyin  İlhanın  etkinlik sırasında yaptığı konuşmada 52 kazan ile yaklaşık 5000 kişilik aşure hazırlandığı öğrenildi.

Didim Kaymakamı Halil Avşar, Belediye Başkanı Deniz Atabay, siyasi parti temsilcileri, Sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve temsilcilerinin  katıldığı etkinlikte, salgın nedeniyle kazanlardan dağıtmak yerine hazırlanan kaselerle  ikram edilen aşureleri alan bir çok vatandaş cemevinden ayrılarak sosyal mesafenin korunmasına gayret gösterdi.

Aşurenin ve Muharrem ayının ve tutulan orucların ne anlama geldiğini Didim Cemevi inanç kurulu üyelerinden Celalettin  Sezer anlattı.

Dede Sezer sözlerine Kul Nesimi’ni; “Biz bir oruç tutarız, başka birine benzemez” deyişiyle başladı.

Celalettin  Sezer  Muharrem ayını matem ayı olarak  yaşadıklarını belirttiği konuşmasına şöyle devam etti.

“Aleviler Matem ayında. Aleviler Kerbelayı anlatmak, günümüzün Kerbela’larına dikkat çekmek, zalimler ile mazlumlar arası yaşanmış ve yaşanan hakikatleri göstermek için, her yıl Matem ayını muhabbet içinde yaşarlar.

Kerbela Aleviler için, bir yanıyla hayatın onlara dar edilmesini, acıyı, kederi ve hüznü anlatan KERB’tir. Diğer yanıyla da zulmü, faciayı, belayı anlatan BELA sözcüğünde ifadesini bulur.

Yani KerBela; keder ile belanın buluştuğu yerlerdir. Sadece bir mekan değil, zalimlerin mazlumlara hayatı dar ettiği, zulmettiği, acı çektirdiği yerdir. Yezid ve Emevi saltanatı ise bunun mimarıdır.

KER; suyu yerinden ağız ile içmektir. Ker-Bela ise susuzluk belasının ölüme terk ettiği çocukların coğrafyasıdır.

Kerbela’da Hüseyni duruş direnişin, Hür ise Yezid’de biat ederek ölmek yerine, haklının ve mazlumların yanında hak ve adalet için ölümü göze almanın adıdır. Zeyneb ise KerBela’nın dilidir. Zalimin zulmüne zalimin sarayında haykıran cesaretin adıdır.

KerBela kıyımdır, zulümdür, faciadır. Bir yanında direniş, bir yanı acı.

KerBela Aleviler için acının hücresine hapsolup kaybolduğu ağlama duvarı değildir. Günümüze uzanan hak ve adalet için acının orucu, umudun aşuresi ve bir daha KerBela’lar yaşanmaması için direnişin adıdır.

Akıl ile vicdanın, masumiyet ile mazlumun, geçmişin acılarından geleceğin aydınlık kapılarına açılan muharrem erkanlarındaki muhabbettir.

Matem orucu sadece Kerbela’da Yezid’in zulmü ile canlara zalimce kıyılmış yetmiş iki can için değildir. Bu yeryüzünde keder-acı-hüzün ve zulmün ve belaların buluştuğu, Dersim, Sivas, Çorum, Maraş, Suruç, Ankara Garı, Taksim 1 Mayıs, Gezi, Roboski, 6-7 Eylül olayları, Ortadoğu, Afrika, Asya’da ve yeryüzünde yaşanmış ve yaşanan tüm KerBela’larda katledilmiş insanlar ve onların davası içindir.

Kerbela her acıyı bal eyleyenlerin, zalimlerin insan kıyımına, nefretine ve kinine karşı, “sevgi bizim dinimizidir”, “benim kabem insandır” diyenlerin insan sevgisini hak ve adalet uğruna yücelttiği yoldur.

680 yılındaki Kerbela, şeriatın ve Emevi saltanatının siyasal İslamcı zulmüne karşı verilen mücadelenin ilkidir.

Masum Paklar orucu, en büyüğü 7 yaşında, en küçükleri de 1 yaşında olan 14 çocuğun zalimce ve hunharca katledilmesine karşı masumiyetin yanında olmak için tutulur. Bugün yeryüzünde milyonlarca masum pak açlığın, savaşların, susuzluğun ve umutsuzluğa dönüşen mülteci hayatının kurbanları seçiliyor. Masum paklar orucu aynı zamanda bugün sahipsiz, masum, güvencesiz, korumasız hayatın KerBela’larında yaşamadan koparılan çocuklar içinde tutuluyor.

Ondört masum çocuğun adınadır tutulan oruç. Onun için de Alevilerde çocuk; masumiyetin ve saflığın sembolüdür. Bu nedenle “Ondört Masum Pak” için tutulan oruç, çocukların nezdinde masumiyeti, saflığı, arılığı ve çocukların tüm dünyada barış, huzur, sevinç ve güvence içinde özgürce, eğlenerek, oynayarak, “yaramazlık” yaparak yaşama haklarını savunmayı ifade eder.

Alevi öğretisinde kadın-erkek eşittir. Bu eşitlik yaşamın her alanında geçerli ve olmazsa olmaz bir ilkedir. Alevilik bu eşitlik öğretinin merkezinde olsa da, Alevilerin gündelik ve kurumsal hayatında yaşatıldığını söylemek zordur.

Kadınları temsilen bir gün de mazlumların anası, Fatıma Ana orucu tutulur. Bu oruç ise, üç günlük Masum paklar orucunun ardından bir gün tutulur. Aynı zamanda 12 imamlara atfen, on iki gün süren Matem orucunu karşılamak niyetiyle de tutulur. Bu orucu genellikle kadınlar tutar. Muaviye ve Yezid tarafından zalimce öldürülen Hasan ve Hüseyin’in annesi olan Fatıma Ana’nın acısını paylaşmaktır.

Fatıma ana orucu, bu yıl tüm kadın cinayetlerinde katledilmiş ve kadınların Kerbela’larında cinsel şiddetin mağduru olmuş tüm kadınlar içinde tutulmuştur.

Aleviler 680 yılında İmam Hüseyin’i ve 71 yoldaşını Kerbela’da katleden “Yezid’e lanet okumak” ve Matemini, orucunu yaşamak, Kerbela hakikati ve bugüne ulaştırdığı mesajları anlamak için muhabbet ederler.

Bu nedenle 12 gün boyunca sessiz, sedasız, şatafatsız, israfsız, gösterişten uzak, çadırlar açmadan, mazlumların masumiyet duygusu için 12 gün boyunca oruç tutarlar.

Gün batımı evlerinde, cemevlerinde bir araya gelirler. Çerağ uyandırır, gülbeng okurlar. Birlikte getirdikleri hak lokmalarıyla oruçlarını açarlar. Zakirler sesinden, bağlamanın acılı tınılarıyla beslenmiş Mersiyeler okunur.

Anadolu Alevileri yukarıda detaylı anlatıldığı şekilde, matem ayı ve orucu bunlardan farklı olup, “kanlı” törenler yapmazlar. Şekilciliği ve KerBela hakikatinin üstünü örten “kutsallaştırmalara” başvurmazlar. 3 gün Masum-u Paklar orucu, 1 gün Fatıma Ana orucu, 12 gün acının “Matem Orucu”nu tutup, ardından geleceğin şiddetten ve kinden arındırılması için umudun ve sevginin Aşure’sini pişirip, yetmiş iki millet ile paylaşırlar.

KERBELA HAK ARAMA VE DİRENİŞ OKULUDUR

Aleviler Matem ayında yaptıkları o muhabbetlerle, Kerbela faciası ile bugün dünyanın ‘’Kerbelalaşan’’ coğrafyalarındaki acıları, savaşları, açlıkları, zorunlu göçleri yaşayan mağdurları hayatları ile bir köprü kurarlar.

Oruçlarını sadece Kerbela için, tüm dünyada yaşanan Kerbela’lar için, adaletsizliğe ve zulme boyun eğmedikleri ve zalimlere biat etmedikleri için, yaşam hakları ve özgürlükleri ellerinden alınmış tüm mazlum halklar için 12 gün boyunca “Matem Orucu” tutarlar.

Matem ayı Kerbela’yı ağlama duvarına dönüştürmek değil, Kerbela hakikatini anlamak ve günümüzde küreselleşen Yezid zihniyetini sürdürenlere karşı insanların Hüseyni ve Zeynebi duruşunu aktarmaktır.

Kerbela, despotluğa biat etmemeyi, Yezidliğe de boyun eğmemeyi öğretirken, hak, adalet ve insanlık için direnme erdemliğini kazandırır. Zalimler ve onların zulmü karşında mazlumdan yana olmayı ve masumiyeti savunmanın manifestosudur. Kerbela, akıl ile cehaletin, sevilenler ile lanetlenenlerin, erdemlilerle ile zehirlenmiş hırslıların, direnenler ile teslimiyetin adıdır. Kerbela Hüseyin ve Zeynep ile Muaviye ve Yezid arasındaki farkın adıdır.

Bu nedenle Aleviler Matem ayında İmam Hüseyin ve yoldaşlarına sevgisini, hürmetini, saygısını ve itikadını gösterirken, Kerbelanın verdiği mesajları toplum olarak bilince çıkarmak için muhabbet ederler. Yani düşensel, ruhsal ve örgütsel yenilenmektir.

Çünkü, Kerbela salt adalet arayan mazlumların davasıyla sınırlı değil, aynı zamanda, geçmişten günümüze süregelen zalimler ile mazlumun, zulüm ile mazlumiyetin tarihinin özetidir.

Dünya’da yaşanmış ve halen yaşanan tüm Kerbela’ların son bulması için gözlerini hakikatlere açmak için muhabbet ederler.

Çünkü Kerbelalar halen yaşıyor! Bu nedenle, İmam Sadık’ın dediği gibi “Her yer Kerbela, her ay Muharrem, her gün Aşure” olduğunu bilince çıkarak Aleviler, bugün Dünya’yı ‘’Kerbelalaştıran’’ günümüz Emevi ve Yezid zihniyetine dayalı despotizmlerin ve zulümlerinin devam ettiğini biliyor.

İşte tam da bu nedenle Matem orucu salt 680 yılındaki Kerbela ile değil, günümüz Kerbelaları için de matemdir, umuttur, uyanıştır ve muhabbettir.

Kerbela’lar halen yaşıyor. Dünya’nın değişik coğrafyalarında milyonlarca insan yoksulluğun, açlığın, savaşların, mülteci göçlerinin, kadın ve çocuk ticaretinin Kerbela’larında yaşıyor.

Ve Aleviler bilir ki; Kerbela’ya dönüşen bu Dünya’da, hakikatlere sessiz kalanın Matem orucu kabul olmaz, içindeki insanda ölür! İşte bu yüzden Alevilerin Matem orucu, yeryüzünü Kerbela’lardan kurtarmak için, insanın içindeki insan sevgisini ve aydınlık geleceği yaşatmak içindir. Zalimlerin şiddetine ve kinine karşı, mazlumların barışı sevdasını, zulmün tahribatlarına ve despotluğuna karşı, hak ve adaletin arayışındaki Hüseyni direnişi ve Zeynebi sözünü rehber edinenlere aşk olsun…

Bizler Matem orucunun 12. günü sabah 12 çeşit malzeme ile aşure yaparız. Kazanlar kurulur, aşure pişirilir ve aynı günün akşamı aşure ile oruçlar açılır. Kimi yörelerde 13. gün aşure pişirilir ve Zeynelabidin’in kurtulmasına duyulan sevinç adına bu Hak lokması ayrıştırmaksızın tüm canlarla paylaşılır. Aleviler Cem olur, çerağ mazlumlar ve Kerbela’sız bir dünya için uyandırılır.

Paylaştığımız lokmalarımızın aşurelerimizin, Tuttuğumuz oruçlarımızın kabulünü yaradan hakktan niyaz ederiz. Aşk ile.”

Didim Cemevi inanç kurulundan dede  Memduh Ulaç lokma duasını gerçekleştirdikten sonra aşure dağıtımına başlandı.

Bu haber 281 kez okundu.
bir kap su
Didim Haberleri - 14:46 A A
BENZER HABERLER
haber hattı

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HAVA DURUMU

27 Eylül 2020 PAZAR
26°
  • PAZ 29.6°
  • PTS 35.4°
  • SAL 33.9°

HABER LİSTESİ

  • 01
    Bize hatırlattıkların için teşekkürler Coronavirüs!..
    Dün sosyal medyada güzel bir video paylaşıldı… Ben de ilgiyle ve biraz da farkındalıkla izledim… Video coronavirüs’e  teşekkürle başlıyordu ve devamında bizlere unuttuğumuz bazı ŞEY’leri tek tek  hatırlatıyordu… İşte o videodaki SES’e kulak verelim: “Teşekkürler Coronavirüs. Bizi silkelediğin için!.. Bize daha büyük bir şeye bağlı olduğumuzu gösterdiğin ve düşündürdüğün için!.. Teşekkürler, bize bollukla, sağlıkla, özgürce […]
  • 02
    6 Kilo Uyuşturucu Aydın’a Sokulmadı
    Aydın Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Aydın il merkezinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımını önlemeye yönelik yapılan operasyonda K9 Narkotik köpeği Çayra’nın da yardımıyla uyuşturucu ele geçirildi. 22.03.2020 günü Doğu illerinden aydına yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği istihbaratı alınan  K. İ. isimli şahsın kullanmakta olduğu aracında yapılan yapılan aramada, araçın çeşitli yerlerinde ve […]
  • 03
    Didim’de yalnız yaşayan kadın evinde ölü bulundu
    Didim’de bir kadın evinde ölü bulundu Didim’de yalnız yaşayan  kadın evinde ölü bulundu Olay Yeni Mahalle 825 sokak Yusuf Apartmanı No:4 Kat 1’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; ailesi yurt dışında yaşayan ve uzun yıllardır Didim’de tek başına  ikamet eden Funda Yıldız’dan (45) komşuları bir süredir haber alamadı. Apartmanda duyulan koku üzerine komşular durumu polise […]
  • 04
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı Yıkımı Zabıta Durdurdu Altınkum Yalı Caddesi üzerinde bulunan ve Didimlilerin park olmasını istediği,  ancak halen belirsizliğini sürdüren ve Vakıf Arazisi olarak bilinen yerdeki metruk binalar yıkılmaya başlandı. Gazetemiz e gelen haberler üzerine görüştüğümüz yetkililer metruk binanın bazı hayati tehlike yaratmaya başladığını ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak yıkıma başladıkları söylendi. Didim […]
  • 05
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı Didim’de Çamlık Mahallesinde Kurulan Didim imam hatip Ortaokulu ve Yenimahalle’deki pansiyonlu Anadolu İmam hatip Lisesine  talep olamaması üzerine,  Didim İmam Hatip Ortaokulu ile Didim Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin  olduğu binaya taşınacak. Geçtiğimiz yıl  200 Kişilik pansiyonu 24 dersliği bulunan liseye yeterli öğrencinin başvurmaması üzerine  okul yeterli  kapasiteye ulaşamadı. Didim’in Y […]
  • 06
    Korona Günlerinde OSB Yeniden mi Hortluyor?
    Didim’de geçtiğimiz yıl Tarım Bakanlığınca yatırım planlarına alınan Didim’de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ve Balık Çiftliklerinin  yapımıyla ilgili Didim kamuoyunun tepkisi ve toplanan 40 bine yakın imzaya rağmen,  AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Didim’de kurulması planlanan Su Ürünleri Organize Sera Bölgesi (OSB) ile ilgili yaptığı açıklamada ilçedeki çevreci tepkileri eleştirdi. Yapılması planlanan  Balık […]
  • 07
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)”
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)” Didim’in fahri hemşerisi Turizmci Hüseyin Baraner’den korona sonrası turizm ile ilgili öngörüler ve tavsiyeleri ve öngörülerinde  “En az beş yıl otel yapmayın” yakarışı ve  ” Arsası, evi, yatırımı olanlar sakın ola yerinizi satmayın” önerisi dikkat çekiyor. Gazetemize de yaptığı açıklamaların dikkat çeken bölümlerinde Baraner,  uzun dönem öngörüleri […]
  • 08
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR !
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR ! Didim’de kaçak avcılığı ile mücadele edilen deniz patlıcanı olarak bilinen deniz canlısının avlanması ile ilgili olarak avlanmasının 28 Eylül 2020 itibariyle serbest bırakılacağını duyan ruhsatlı tekneler hazırlıklarına başladılar. “Didim Sivil Gelişim Gurubu” bileşenlerinden Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (DİHAD) Didim Derneği  adına bilgilendirme paylaşımı yapan  DİHAD yöneticisi […]
  • 09
    “DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
    DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Dün gazetemize haber olan Altınkum Yalı Caddesi üzerindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait metruk tesislerde yıkım işlemlerin başlaması üzerine Didim Belediyesi işlemi durdurma kararı aldı. Konuyla ilgili olarak Didim Derneği Yönetim Kurulu yazılı bir basın açıklaması ile söz konusu arazinin Didim’in belleğini barındırdığını ve halen kendilerinin de taraf olduğu […]
  • 10
    AN İTİBARİYLE DİDİM GERÇEĞİ
    Büyükşehirlerden Didim’e kaçış var sanırım. Didim’in en işlek caddesi üzerinde oturuyoruz. Araba plakalarının çoğunluğuna baktığımızda başta Ankara olmak üzere Eskişehir, İstanbul, Çorum vs. gibi plakaların çoğaldığını görüyoruz. Buraya kaçıp gelenlere şunu söylemek istiyorum. Hastanemizin kapasitesi kış zamanlarında bile yetersiz yaz aylarında yaşamış olduğumuz kalabalığı biliyor olmanız lazım. Burası kış aylarında 85 bin nüfusu bile kaldıramıyor. […]