15° Açık
  • EURO
  • DOLAR

“6284 ve İstanbul Sözleşmesi Mor Çizgimizdir”

Didim Haberleri - Temmuz 10, 2020 11:21 A A

“6284 ve İstanbul Sözleşmesi Mor Çizgimizdir”

Didim Kibele Kadın Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği  dernek binası önünde düzenledikleri bir etkinlikle, gündemdeki  6284 sayılı yasada yapılmak istenen değişiklikleri ve İstanbul Sözleşmesinden imza çekilmesi hakkındaki düşünceleri protesto ettiler.

Dernek adına konuşan Av. Zekiye Baran yapılmak istenenin bugüne kadar kadınların mücadele ile elde ettikler bazı haklarında ortadan kaldırılması anlamına  geldiğini belirterek  “bu iki konu biz kadınların mor çizgisidir” dedi.

Dernek  adına basın bildirisini okuyan Av. Remziye Yalçın’da konu ile ilgili görüşlerini şyle açıkladı;    Pandemi sürecinde; kadına yönelik siddette çok büyük artış yaşanırken, hakim görüş bunu görmekten kaçınarak katliam ve şiddetin azaldığı iddiasındaydı. Ayrıca Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 6284 sayılı yasayla ilgili “Koronavirüs döneminde sağlığı tehlikeye düşürmeyecek şekilde uygulansın” kararı da şiddet mağdurlarıyla şiddeti uygulayanların aynı eve sokulması şiddeti % 30-40 oranında daha artırmıştır. Hergün birden fazla kadın erkekler tarafından öldürülüyor.

Son zamanlarda gündemde olan ilk konu, erkek şiddeti sonucu öldürülen kadınlar. İkinci konu ise İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik özellikle iktidar mensuplarından gelen “revize edeceğiz” söylemleri.

Her ağzını açan erkek ve cemaat sözcüsü, İstanbul Sözleşmesi’ne saldırıyor. Sözleşme de sözleşme, İstanbul Sözleşmesi size ne yaptı? Aileyi bozdu diyorsunuz. Sizin kutsal dediğiniz, o harika süper ailelerde kadınlar öldürülüyor, çocuklar taciz ediliyor. Ensar Vakfında tecavüz edilen çocuklar aile değil mi? Sözleşme, şiddetin her türlüsüne karşı çocuğu kadını ve LGBT’lileri koruyor. Eril zihniyet; neden bundan bu kadar rahatsız oluyor? neden 12 yaşında çocuklarla evlenmek için bunun zeminini hazırlamaya çalışıyorlar? Bu kadar çocuk düşmanı, kadın düşmanımıdırlar? Bu kadar şiddetten ve cinayetten yanamıdırlar?

Bu ülkede her gün kadınlar öldürülüyor, duvarlar kanlarıyla yazan kadınlar var.  faillerinin adını yazan kadınlar. Erkek şiddetini görmeyip ailenin bu kadar kutsanmasındaki amac nedir? Sizin İstanbul Sözleşmesi ile derdiniz “Istanbul Sözleşmesi, devletlere siddetle mücadele görevi yükleyen bir belge. Uygulanması halinde kadın cinayetlerini durdurduğu ölçülmüş bir belge. ‘Sözleşmeden çıkılsIn diye açıklama yapanlar Emine Bulut’un, Özgecan Aslan’ın, Ceren Damar’ın, Ayşe Paşalı’nın Zeynep Şenpınar’ın anısına hakaret ediyor. Sözleşmeden çıkmayı isteyenler kadına şiddetle başka nasıl mücadele etmeyi düşünüyor? Kadınları yaşatmak için bir tek planları olmadığı gibi canımızı koruyan sözleşmeye de düşmanlık besliyorlar.

Sadece İstanbul Sözleşmesi’nin değil, bu sözleşmenin iç hukukta nasıl uygulanacağını göstermek amacıyla hazırlanan 6284 sayılı Kanun’un da kaldırılmasını istiyorlar İlk olarak nafaka hakkımıza göz koymuşlardı. O dönemde Boşanmış Mağdur Babalar Derneği, Nafaka Mağdurları Platformu vs isimli bir sürü “mağdur erkek” oluşumu çıktı ortaya. Ankara Kadın Dayanışma Vakfı’nın yaptığı çalışma ortaya çıkardı ki, nafaka miktarı olarak ortalama olarak aylık 300-TL’den söz ediyoruz. Üstelik mahkemeler “babası bu çocuk için bu kadar lira nafaka ödeyecek” diye karar alsa bile, uygulamada dosyaların büyük bölümünde nafakalar ödenmiyor. O halde bu “mağduriyet” iddiası nereden geliyor. Bu güruhun temel savı şöyle: “şayet nafaka ödemek zorunda kalmazsak, kadınlar boşanamaz.

Nafaka tartışmalarını, İstanbul Sözleşmesine imzanın geri alınması ve bu da yetmez, Kanun’un yürürlükten kaldırılması kampanyası t izledi. Her üçüne ilişkin düşmanlığın kökeninde aynı görüş var: “kutsal aile masalı” yani aile elden gidiyor, aileyi korumalıyız söylemi. “Boşanma sayısı çok arttı, nafaka olmazsa ekonomik güvencesi olmayan kadın boşanamaz”, “Erkek hakkında, evden uzaklaştırma kararı verilemezse, kadın erkeği idare etmeyi, herşeye hayır dememeyi öğrenir, kol kırılır yen içinde kalır”, “İstanbul sözleşmesi olmazsa LGBT diye bir mesele kalmaz, aile kurumu varlığını sürdürür. İstanbul sözleşmesi olmazsa aile içi şiddet, taciz ve tecavüz bu kadar dillendirilmez ve “kutsal aile ” korunur. İstanbul sözleşmesi olmazsa Kadınlar “özgürlük düşkünü” ve “Gayri meşru yaşantısı” olamaz.

Bir başka ifadeyle kadınlar ve LGBT bireyler erkek şiddetine karşı yalnız, çaresiz kalmasın diye hukuki koruma sağlıyor sözleşme. Düşünün ki biz yürürlükteki İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun’a rağmen bu kadar öldürülüyoruz, Bunlar tamamen kaldırılınca halimiz ne olurdu?

Erkek şiddetine karşı susmayacağız, tek yaşama biçimi olarak evliliğin dayatılmasına da, evlenenler yönünden de ne “kutsal aile masalı”nı, ne “dayağın çıktı ğı cenneti” kabul ediyoruz. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz.

İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa biz kadınların çizgisidir. İstanbul sözleşmesini uygulansın, 6284 yaşatır.

 

Bu haber 606 kez okundu.
bir kap su
Didim Haberleri - 11:21 A A
BENZER HABERLER
haber hattı

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HAVA DURUMU

20 Ekim 2020 SALI
15°
  • ÇAR °
  • PER °
  • CUM °

HABER LİSTESİ

  • 01
    Bize hatırlattıkların için teşekkürler Coronavirüs!..
    Dün sosyal medyada güzel bir video paylaşıldı… Ben de ilgiyle ve biraz da farkındalıkla izledim… Video coronavirüs’e  teşekkürle başlıyordu ve devamında bizlere unuttuğumuz bazı ŞEY’leri tek tek  hatırlatıyordu… İşte o videodaki SES’e kulak verelim: “Teşekkürler Coronavirüs. Bizi silkelediğin için!.. Bize daha büyük bir şeye bağlı olduğumuzu gösterdiğin ve düşündürdüğün için!.. Teşekkürler, bize bollukla, sağlıkla, özgürce […]
  • 02
    6 Kilo Uyuşturucu Aydın’a Sokulmadı
    Aydın Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Aydın il merkezinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımını önlemeye yönelik yapılan operasyonda K9 Narkotik köpeği Çayra’nın da yardımıyla uyuşturucu ele geçirildi. 22.03.2020 günü Doğu illerinden aydına yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği istihbaratı alınan  K. İ. isimli şahsın kullanmakta olduğu aracında yapılan yapılan aramada, araçın çeşitli yerlerinde ve […]
  • 03
    Didim’de yalnız yaşayan kadın evinde ölü bulundu
    Didim’de bir kadın evinde ölü bulundu Didim’de yalnız yaşayan  kadın evinde ölü bulundu Olay Yeni Mahalle 825 sokak Yusuf Apartmanı No:4 Kat 1’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; ailesi yurt dışında yaşayan ve uzun yıllardır Didim’de tek başına  ikamet eden Funda Yıldız’dan (45) komşuları bir süredir haber alamadı. Apartmanda duyulan koku üzerine komşular durumu polise […]
  • 04
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı Yıkımı Zabıta Durdurdu Altınkum Yalı Caddesi üzerinde bulunan ve Didimlilerin park olmasını istediği,  ancak halen belirsizliğini sürdüren ve Vakıf Arazisi olarak bilinen yerdeki metruk binalar yıkılmaya başlandı. Gazetemiz e gelen haberler üzerine görüştüğümüz yetkililer metruk binanın bazı hayati tehlike yaratmaya başladığını ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak yıkıma başladıkları söylendi. Didim […]
  • 05
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı Didim’de Çamlık Mahallesinde Kurulan Didim imam hatip Ortaokulu ve Yenimahalle’deki pansiyonlu Anadolu İmam hatip Lisesine  talep olamaması üzerine,  Didim İmam Hatip Ortaokulu ile Didim Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin  olduğu binaya taşınacak. Geçtiğimiz yıl  200 Kişilik pansiyonu 24 dersliği bulunan liseye yeterli öğrencinin başvurmaması üzerine  okul yeterli  kapasiteye ulaşamadı. Didim’in Y […]
  • 06
    Korona Günlerinde OSB Yeniden mi Hortluyor?
    Didim’de geçtiğimiz yıl Tarım Bakanlığınca yatırım planlarına alınan Didim’de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ve Balık Çiftliklerinin  yapımıyla ilgili Didim kamuoyunun tepkisi ve toplanan 40 bine yakın imzaya rağmen,  AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Didim’de kurulması planlanan Su Ürünleri Organize Sera Bölgesi (OSB) ile ilgili yaptığı açıklamada ilçedeki çevreci tepkileri eleştirdi. Yapılması planlanan  Balık […]
  • 07
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)”
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)” Didim’in fahri hemşerisi Turizmci Hüseyin Baraner’den korona sonrası turizm ile ilgili öngörüler ve tavsiyeleri ve öngörülerinde  “En az beş yıl otel yapmayın” yakarışı ve  ” Arsası, evi, yatırımı olanlar sakın ola yerinizi satmayın” önerisi dikkat çekiyor. Gazetemize de yaptığı açıklamaların dikkat çeken bölümlerinde Baraner,  uzun dönem öngörüleri […]
  • 08
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR !
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR ! Didim’de kaçak avcılığı ile mücadele edilen deniz patlıcanı olarak bilinen deniz canlısının avlanması ile ilgili olarak avlanmasının 28 Eylül 2020 itibariyle serbest bırakılacağını duyan ruhsatlı tekneler hazırlıklarına başladılar. “Didim Sivil Gelişim Gurubu” bileşenlerinden Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (DİHAD) Didim Derneği  adına bilgilendirme paylaşımı yapan  DİHAD yöneticisi […]
  • 09
    “DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
    DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Dün gazetemize haber olan Altınkum Yalı Caddesi üzerindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait metruk tesislerde yıkım işlemlerin başlaması üzerine Didim Belediyesi işlemi durdurma kararı aldı. Konuyla ilgili olarak Didim Derneği Yönetim Kurulu yazılı bir basın açıklaması ile söz konusu arazinin Didim’in belleğini barındırdığını ve halen kendilerinin de taraf olduğu […]
  • 10
    AN İTİBARİYLE DİDİM GERÇEĞİ
    Büyükşehirlerden Didim’e kaçış var sanırım. Didim’in en işlek caddesi üzerinde oturuyoruz. Araba plakalarının çoğunluğuna baktığımızda başta Ankara olmak üzere Eskişehir, İstanbul, Çorum vs. gibi plakaların çoğaldığını görüyoruz. Buraya kaçıp gelenlere şunu söylemek istiyorum. Hastanemizin kapasitesi kış zamanlarında bile yetersiz yaz aylarında yaşamış olduğumuz kalabalığı biliyor olmanız lazım. Burası kış aylarında 85 bin nüfusu bile kaldıramıyor. […]