18° Açık
  • EURO
  • DOLAR

ÇİFTÇİ-SEN Uyardı

Ekonomi - Mart 26, 2020 17:11 A A

ÇİFTÇİ-SEN Uyardı

Çiftçiler Sendikası ” Yeni Coronavirüs’lerle karşılaşmamak için Gıda Egemenliği” çağrısında bulundu

Çağrıda; Ekolojik Denge bozulmasın, Yeni Coronavirüs’lerle karşılaşılmasın! Yeni ölümcül virüs salgınlarıyla karşılaşmamak için Gıda Egemenliği Hemen Şimdi!” denildi

Dünya Coronavirüs salgınına kilitlenmiş durumda. Her ülkeden çoğalan yeni vakalar ve ölüm haberleri geliyor.  20.yüzyıl sonlarında başlayan 21. Yüzyılda devam eden deli dana, kuş gribi, SARS, domuz gribi gibi yeni  uyduğumuz hastalıklara bir yenisi daha eklendi. Bu hastalıklar günlerce gündem olmasına, bilim insanları daha da kötülerinin geleceğini uyarmalarına rağmen hükümetler bu hastalıkların çıkış nedenlerini görmezden geldiler: sermayenin ekolojik dengeyi bozan, küresel iklim değişikliğine yol açan politika ve uygulamalarına izin verdiler.

Tarım, insanlar tarafından doğada zaten var olan yabani bitki ve hayvanların ıslah edilmesiyle (kültüre alınmasıyla) başlayan ve insanlarının ihtiyaçlarının karşılanması için yine insanlar tarafından yapılan bitkisel ve hayvansal üretimdir. Tarımsal üretim bir yanıyla doğaya müdahaleyse diğer yanıyla doğayla uyumlu ve birlikte yapılan üretimdir. Bu üretim sonucu ortaya çıkan ürünler başta insan ve hayvanların beslenmesinin yanı sıra giyimden barınmaya, hastalıkları tedavi etmeye vb. birçok alanda insanların yaşamını kolaylaştırmıştır. Ancak şirketlerin tarımsal üretimi ve gıdayı kontrol edebilmek, karlarını artırabilmek arzusu tarımsal üretimde birim alandan en yüksek verimi almak” için “ileri teknikler” adı altında toprağı, suyu, havayı kirleten ve tüm canlı yaşamını tehlikeye atan bir noktaya gelinmesine neden olmuştur. Kimyasallar tarımsal üretimin vazgeçilmezi olmuş, tohumlar şirketlerin eline geçmiş, genetik yapılarıyla oynanmış, hayvanlar kapalı alanlara kapatılmış, “ot obur” olan hayvanlar hayvan kemiğinden yapılma un ve kan karışımından oluşan “fenni yemler” beslenerek “et obur” haline getirilmiş, bağışıklık sistemleri zayıflatılmış, bir çok hastalığın ortaya çıkarak insanlara bulaşmasının nedeni olmuştur. Örneğin deli dana hastalığının bu “fenni yemler”le beslenen hayvanlardan insanlara geçtiği kanıtlanmıştır.

Endüstriyel tarım uygulamaları, ormanların yok edilmesi, suların HES’lerle hapsedilmesi, enerji ve sanayi yatırımları, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, çarpık kentleşme vb. birçok etken ekolojik dengenin hızla bozulmasına ve küresel iklim değişikliğine yol açmaktadır. Ekolojik yapının bozulması ve iklim değişikliği virüslerin mutasyona uğramasına

neden olmaktadır. Örneğin endüstriyel tavuk çiftliklerinde bağışıklık sistemi zayıflamış tavuklarda görülen kuş gribi virüsü mutasyona uğrayarak bazı kuşlara da geçmiş, önceleri insanlarda enfeksiyon meydana getirmezken bu mutasyon sonucu insanlarda da hastalık ortaya çıkarmıştır. Kuş gribinin önüne geçebilmek için, çayır ve çimenlik alanda yaşayan kenelerle beslenen kümes hayvanlarına yapılan itlafların sonucu da çayır ve çimenlik alanda yaşayan kenelerin nüfusunun artmasıdır. Bu kez de kanamalı kırım-Kongo ateşi (KKKA) hastalığı çoğalmıştır. Görüldüğü gibi ekolojik dengedeki bir zincirin koparılması yeni sorunlara yol açmaktadır.

Ekolojik sistemler hayvanı, bitkisi, mantarı, bakterisi, virüsü ile bir bütündür. Tehlike bu bütünün yerinden, yurdundan koparılıp yok edilmesi, meta haline getirilmesiyle başlar. Ve bugün hepimiz buna tanık oluyoruz. Ekolojik yapının bozulması, küresel iklim değişikliği, biyoçeşitliliğin tahrip edilmesi ile çeşitliliğin ve türlerin yok olması sonucu boşalan alanda yaşama şansı kalmayan virüsler yeni yaşam alanları bularak mutasyona uğramakta yaşadığımız salgınlara neden olmaktadır Ekolojik sistemin bozulması bütün canlılar için ölümcül tehdit oluşturmaktadır.

ÇİFTÇİ-SEN olarak diyoruz ki:

  1. Virüs salgınlarını durdurmak, yenilerinin ortaya çıkmasını azaltmak için, endüstriyel gıda üretimi başta olmak üzere, enerji politikaları, kalkınma politikaları, sanayileşme politikaları kökten değişmelidir.
  2. Gıda’nın, suyun, toprağın kısacası doğanın metalaştırılmasının önüne geçilmelidir.
  3. Görünümü, verimi, raf ömrü uğruna genetik zenginliği harcanmış tohumlardan yetiştirilen ürünlerle beslenen toplumlar ciddi bağışıklık sorunları yaşamakta, hastalıklara direncini kaybetmektedir. Gelecekte açlığın ve virüs salgınlarının önüne geçmek için şirketlerin tohumu patentleyerek ele geçirme ve genleriyle oynama çabalarının önüne geçilmelidir.
  4. Yerel tohumları ve yerel hayvan ırklarını koruyan geliştiren politikalar uygulanmalıdır.Suyu, toprağı, havayı kimyasallarla zehirleyen endüstriyel tarım uygulamalarından, enerji yatırımlarından, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımından vazgeçilmelidir.
  5. Birleşmiş Milletler’de kabul edilen “Köylüler ve Kırsalda Çalışan Diğer İnsanların Hakları” Deklarasyonu’nu bütün ülkeler “ama”sız, “fakat”sız uygulamalıdır.
  6. Şirketlerin gıda sistemi yerine halkın gıda sistemi olan ve çiftçi özerkliğini sağlayan Gıda Egemenliği tesis edilebildiği ölçüde çevresel felaketler ve kontrolden çıkmış virüsler, enfeksiyonlar azaltabilir. Bunun için de küçük aile tarımı ve agroekolojik üretim desteklenmelidir.

Ekolojik Denge bozulmasın, Yeni Coronavirüs’lerle karşılaşılmasın!

Yeni ölümcül virüs salgınlarıyla karşılaşmamak için Gıda Egemenliği Hemen Şimdi!

Bu haber 557 kez okundu.
bir kap su
Ekonomi - 17:11 A A
BENZER HABERLER
haber hattı

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HAVA DURUMU

19 Eylül 2020 CUMARTESİ
18°
  • PAZ 32.5°
  • PTS 31.9°
  • SAL 32.4°

HABER LİSTESİ

  • 01
    Bize hatırlattıkların için teşekkürler Coronavirüs!..
    Dün sosyal medyada güzel bir video paylaşıldı… Ben de ilgiyle ve biraz da farkındalıkla izledim… Video coronavirüs’e  teşekkürle başlıyordu ve devamında bizlere unuttuğumuz bazı ŞEY’leri tek tek  hatırlatıyordu… İşte o videodaki SES’e kulak verelim: “Teşekkürler Coronavirüs. Bizi silkelediğin için!.. Bize daha büyük bir şeye bağlı olduğumuzu gösterdiğin ve düşündürdüğün için!.. Teşekkürler, bize bollukla, sağlıkla, özgürce […]
  • 02
    6 Kilo Uyuşturucu Aydın’a Sokulmadı
    Aydın Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Aydın il merkezinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımını önlemeye yönelik yapılan operasyonda K9 Narkotik köpeği Çayra’nın da yardımıyla uyuşturucu ele geçirildi. 22.03.2020 günü Doğu illerinden aydına yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği istihbaratı alınan  K. İ. isimli şahsın kullanmakta olduğu aracında yapılan yapılan aramada, araçın çeşitli yerlerinde ve […]
  • 03
    Didim’de yalnız yaşayan kadın evinde ölü bulundu
    Didim’de bir kadın evinde ölü bulundu Didim’de yalnız yaşayan  kadın evinde ölü bulundu Olay Yeni Mahalle 825 sokak Yusuf Apartmanı No:4 Kat 1’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; ailesi yurt dışında yaşayan ve uzun yıllardır Didim’de tek başına  ikamet eden Funda Yıldız’dan (45) komşuları bir süredir haber alamadı. Apartmanda duyulan koku üzerine komşular durumu polise […]
  • 04
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı Yıkımı Zabıta Durdurdu Altınkum Yalı Caddesi üzerinde bulunan ve Didimlilerin park olmasını istediği,  ancak halen belirsizliğini sürdüren ve Vakıf Arazisi olarak bilinen yerdeki metruk binalar yıkılmaya başlandı. Gazetemiz e gelen haberler üzerine görüştüğümüz yetkililer metruk binanın bazı hayati tehlike yaratmaya başladığını ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak yıkıma başladıkları söylendi. Didim […]
  • 05
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı Didim’de Çamlık Mahallesinde Kurulan Didim imam hatip Ortaokulu ve Yenimahalle’deki pansiyonlu Anadolu İmam hatip Lisesine  talep olamaması üzerine,  Didim İmam Hatip Ortaokulu ile Didim Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin  olduğu binaya taşınacak. Geçtiğimiz yıl  200 Kişilik pansiyonu 24 dersliği bulunan liseye yeterli öğrencinin başvurmaması üzerine  okul yeterli  kapasiteye ulaşamadı. Didim’in Y […]
  • 06
    Korona Günlerinde OSB Yeniden mi Hortluyor?
    Didim’de geçtiğimiz yıl Tarım Bakanlığınca yatırım planlarına alınan Didim’de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ve Balık Çiftliklerinin  yapımıyla ilgili Didim kamuoyunun tepkisi ve toplanan 40 bine yakın imzaya rağmen,  AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Didim’de kurulması planlanan Su Ürünleri Organize Sera Bölgesi (OSB) ile ilgili yaptığı açıklamada ilçedeki çevreci tepkileri eleştirdi. Yapılması planlanan  Balık […]
  • 07
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)”
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)” Didim’in fahri hemşerisi Turizmci Hüseyin Baraner’den korona sonrası turizm ile ilgili öngörüler ve tavsiyeleri ve öngörülerinde  “En az beş yıl otel yapmayın” yakarışı ve  ” Arsası, evi, yatırımı olanlar sakın ola yerinizi satmayın” önerisi dikkat çekiyor. Gazetemize de yaptığı açıklamaların dikkat çeken bölümlerinde Baraner,  uzun dönem öngörüleri […]
  • 08
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR !
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR ! Didim’de kaçak avcılığı ile mücadele edilen deniz patlıcanı olarak bilinen deniz canlısının avlanması ile ilgili olarak avlanmasının 28 Eylül 2020 itibariyle serbest bırakılacağını duyan ruhsatlı tekneler hazırlıklarına başladılar. “Didim Sivil Gelişim Gurubu” bileşenlerinden Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (DİHAD) Didim Derneği  adına bilgilendirme paylaşımı yapan  DİHAD yöneticisi […]
  • 09
    “DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
    DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Dün gazetemize haber olan Altınkum Yalı Caddesi üzerindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait metruk tesislerde yıkım işlemlerin başlaması üzerine Didim Belediyesi işlemi durdurma kararı aldı. Konuyla ilgili olarak Didim Derneği Yönetim Kurulu yazılı bir basın açıklaması ile söz konusu arazinin Didim’in belleğini barındırdığını ve halen kendilerinin de taraf olduğu […]
  • 10
    AN İTİBARİYLE DİDİM GERÇEĞİ
    Büyükşehirlerden Didim’e kaçış var sanırım. Didim’in en işlek caddesi üzerinde oturuyoruz. Araba plakalarının çoğunluğuna baktığımızda başta Ankara olmak üzere Eskişehir, İstanbul, Çorum vs. gibi plakaların çoğaldığını görüyoruz. Buraya kaçıp gelenlere şunu söylemek istiyorum. Hastanemizin kapasitesi kış zamanlarında bile yetersiz yaz aylarında yaşamış olduğumuz kalabalığı biliyor olmanız lazım. Burası kış aylarında 85 bin nüfusu bile kaldıramıyor. […]