21° Açık
  • EURO
  • DOLAR

SONSUZ HAZİRAN

Didim Haberleri - Haziran 2, 2020 15:22 A A

SONSUZ HAZİRAN

Nazım Hikmet, Selanik’te 1901 yılının kasım ayında doğdu. Kendisinin doğum tarihi olarak kabul ettiği tarih, 15 Ocak 1902’dir.

Ülkesindeki yaşamının büyük bölümü hapishanelerde geçti. 1925 yılından 1951’e kadar hapishanelerde geçti yaşamı. Memleketim başlıklı şiirinin girişi şöyle:

MEMLEKETİM: Memleketimi seviyorum: Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım. / Hiçbir şey gideremez iç sıkıntımı / memleketimin şarkıları ve tütünü gibi. //

Memleketim: / Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, / kurşun kubbeler ve fabrika bacaları / benim o kendi kendinden bile gizleyerek/ sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

 Sevmek, paylaşmakla başlar; üretenler hep paylaşırlar. Nazım bunu hep yaptı: Mahpushaneden, Kemal Tahir’e gönderdiği 4 Kasım 1943 tarihli mektupta Nâzım Hikmet şöyle yazar: “Memleketini ve memleketinin çalışan insanlarını sevmeyen insan, dünyayı ve dünyanın çalışan insanlarını sevemez ve dünyayı ve dünyanın çalışan insanlarını sevmeyen insan kendi memleketinin çalışan insanlarını sevemez.”

Anadolu’muzu en iyi anlatan dizeler ona aittir:

DÂVET                                                                                                                                                    “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan / bu memleket bizim.//

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak / ve ipek bir halıya benzeyen toprak, / bu cehennem, bu cennet bizim.//

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, / yok edin insanın insana kulluğunu, / bu dâvet bizim…//

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine, / bu hasret bizim…”

 Ölüm cezası ömür boyu hapse çevrilen Nazım, 1950 yılında çıkarılan genel af ile hapisten çıktı. Fakat, düşünen ve ülkesini seven bu insan için dışarısı da içeriden farksızdır! Onun yaşamını çekilmez kılmak için akla gelmez şeyler yaparlar. Yaşamının tehlikeye girdiğini algıladığından, ülkesini terk etmek zorunda kalır. 1951 yılında vatandaşlıktan çıkarılır. 

SEN                                            “Sen esirliğim ve hürriyetimsin: / Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin. / Sen memleketimsin.//

Sen, elâ gözlerinde yeşil hâreler / Sen, büyük, güzel ve muzaffer / Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan / hasretimsin…”

 Nazım demek sevda demek; bıkmadan, usanmadan sevmek demek. Nazım, özgürlüğü sevdi, sevdiğini kendisi kadar, sevdikleri içinde istedi:

ONLAR: Onlar ki toprakta karınca, / suda balık / havada kuş kadar / çokturlar; / korkak, / cesur / câhil / hakîm / ve çocukturlar / ve kahreden / yaratan ki onlardır, / destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.//

Onlar ki uyup hainin iğvâsına / sancaklarını elden yere düşürürler / ve düşmanı meydana koyup / kaçarlar evlerine / ve onlar ki bir nice mürtede hançer üşürürler / ve yeşil bir ağaç gibi gülen / ve merasimsiz ağlayan / ve ana avrat küfreden ki onlardır, / destânımızda yalnız onların mâceraları vardır. //

Demir, / kömür / ve şeker / ve kırmızı bakır/ ve mensucat / ve sevda ve zulüm ve hayat / ve bilcümle sanayi kollarının / ve gökyüzü / ve sahra / ve mavi okyanus / ve kederli nehir yollarının, / sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı / bir şafak vakti değişmiş olur, / bir şafak vakti karanlığın kenarından / onlar ağır ellerini toprağa basıp / doğruldukları zaman.

 Yurtseverlik, insani gelişimin önemli halkalarından biridir. İnsanlar bu noktada bireyciliği ve milliyetçiliği aşmış olur. Yurtseverlik ülkesini, ülkesinin tüm varlıklarını ve değerlerini sevmektir. Yurtseverlik eşiği aşılınca evrenselliğe erişilir ki; bu yurtseverliği pozitif olarak aşmak demektir. Dünyanın yüz akı olan insanlar bu evreden geçerler. Nazım Hikmet ve Mustafa Kemal Atatürk bunların önde gelenlerindendir!

 SEN                                            “Sen esirliğim ve hürriyetimsin: / Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin. / Sen memleketimsin.//

Sen, elâ gözlerinde yeşil hâreler / Sen, büyük, güzel ve muzaffer / Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan / hasretimsin…”

 Dünyanın neresinde olursa olsun ve kim olursa olsun; “KIZ ÇOCUĞU” şiirinden etkilenmeyecek insanın olabileceğini sanmıyorum:

 KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Nazım, dünyanın bütün insanlarını âmâsız ve fakatsız sevdi. Bu sevda yüklü yürek sustuğunda, yıl 1963 ve 3 Haziran’dı!

Bu haber 282 kez okundu.
bir kap su
Didim Haberleri - 15:22 A A
BENZER HABERLER
haber hattı

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HAVA DURUMU

13 Ağustos 2020 PERŞEMBE
21°
  • CUM 37.3°
  • CTS 37.6°
  • PAZ 37.9°

HABER LİSTESİ

  • 01
    Bize hatırlattıkların için teşekkürler Coronavirüs!..
    Dün sosyal medyada güzel bir video paylaşıldı… Ben de ilgiyle ve biraz da farkındalıkla izledim… Video coronavirüs’e  teşekkürle başlıyordu ve devamında bizlere unuttuğumuz bazı ŞEY’leri tek tek  hatırlatıyordu… İşte o videodaki SES’e kulak verelim: “Teşekkürler Coronavirüs. Bizi silkelediğin için!.. Bize daha büyük bir şeye bağlı olduğumuzu gösterdiğin ve düşündürdüğün için!.. Teşekkürler, bize bollukla, sağlıkla, özgürce […]
  • 02
    6 Kilo Uyuşturucu Aydın’a Sokulmadı
    Aydın Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Aydın il merkezinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımını önlemeye yönelik yapılan operasyonda K9 Narkotik köpeği Çayra’nın da yardımıyla uyuşturucu ele geçirildi. 22.03.2020 günü Doğu illerinden aydına yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği istihbaratı alınan  K. İ. isimli şahsın kullanmakta olduğu aracında yapılan yapılan aramada, araçın çeşitli yerlerinde ve […]
  • 03
    Didim’de yalnız yaşayan kadın evinde ölü bulundu
    Didim’de bir kadın evinde ölü bulundu Didim’de yalnız yaşayan  kadın evinde ölü bulundu Olay Yeni Mahalle 825 sokak Yusuf Apartmanı No:4 Kat 1’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; ailesi yurt dışında yaşayan ve uzun yıllardır Didim’de tek başına  ikamet eden Funda Yıldız’dan (45) komşuları bir süredir haber alamadı. Apartmanda duyulan koku üzerine komşular durumu polise […]
  • 04
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı Yıkımı Zabıta Durdurdu Altınkum Yalı Caddesi üzerinde bulunan ve Didimlilerin park olmasını istediği,  ancak halen belirsizliğini sürdüren ve Vakıf Arazisi olarak bilinen yerdeki metruk binalar yıkılmaya başlandı. Gazetemiz e gelen haberler üzerine görüştüğümüz yetkililer metruk binanın bazı hayati tehlike yaratmaya başladığını ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak yıkıma başladıkları söylendi. Didim […]
  • 05
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı Didim’de Çamlık Mahallesinde Kurulan Didim imam hatip Ortaokulu ve Yenimahalle’deki pansiyonlu Anadolu İmam hatip Lisesine  talep olamaması üzerine,  Didim İmam Hatip Ortaokulu ile Didim Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin  olduğu binaya taşınacak. Geçtiğimiz yıl  200 Kişilik pansiyonu 24 dersliği bulunan liseye yeterli öğrencinin başvurmaması üzerine  okul yeterli  kapasiteye ulaşamadı. Didim’in Y […]
  • 06
    Korona Günlerinde OSB Yeniden mi Hortluyor?
    Didim’de geçtiğimiz yıl Tarım Bakanlığınca yatırım planlarına alınan Didim’de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ve Balık Çiftliklerinin  yapımıyla ilgili Didim kamuoyunun tepkisi ve toplanan 40 bine yakın imzaya rağmen,  AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Didim’de kurulması planlanan Su Ürünleri Organize Sera Bölgesi (OSB) ile ilgili yaptığı açıklamada ilçedeki çevreci tepkileri eleştirdi. Yapılması planlanan  Balık […]
  • 07
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)”
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)” Didim’in fahri hemşerisi Turizmci Hüseyin Baraner’den korona sonrası turizm ile ilgili öngörüler ve tavsiyeleri ve öngörülerinde  “En az beş yıl otel yapmayın” yakarışı ve  ” Arsası, evi, yatırımı olanlar sakın ola yerinizi satmayın” önerisi dikkat çekiyor. Gazetemize de yaptığı açıklamaların dikkat çeken bölümlerinde Baraner,  uzun dönem öngörüleri […]
  • 08
    “DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
    DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Dün gazetemize haber olan Altınkum Yalı Caddesi üzerindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait metruk tesislerde yıkım işlemlerin başlaması üzerine Didim Belediyesi işlemi durdurma kararı aldı. Konuyla ilgili olarak Didim Derneği Yönetim Kurulu yazılı bir basın açıklaması ile söz konusu arazinin Didim’in belleğini barındırdığını ve halen kendilerinin de taraf olduğu […]
  • 09
    DİDİMLİ KADININ KARANTİNA GÜNLERİ
    DİDİM GERÇEK GAZETESİ’NİN HABER/RÖPORTAJ Ertan YURDERİ          & Candan ….     4 günlük karantina günlerini İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi kampüsündeki yurtta kalarak yaşayan Didimli Candan arkadaşımızla yaptığım telefon görüşmesinden bazı önemli noktaları sizlere aktarmak istiyorum… ” … Almanya’dan Didim’e dönmek üzere THY uçağına binmiştim. Uçakta 60 kişi vardı, bizleri mümkün olduğunca […]
  • 10
    AN İTİBARİYLE DİDİM GERÇEĞİ
    Büyükşehirlerden Didim’e kaçış var sanırım. Didim’in en işlek caddesi üzerinde oturuyoruz. Araba plakalarının çoğunluğuna baktığımızda başta Ankara olmak üzere Eskişehir, İstanbul, Çorum vs. gibi plakaların çoğaldığını görüyoruz. Buraya kaçıp gelenlere şunu söylemek istiyorum. Hastanemizin kapasitesi kış zamanlarında bile yetersiz yaz aylarında yaşamış olduğumuz kalabalığı biliyor olmanız lazım. Burası kış aylarında 85 bin nüfusu bile kaldıramıyor. […]