26° Az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

Ü Ç F İ D A N

Didim Haberleri - Mayıs 5, 2020 15:41 A A

Ü Ç  F İ D A N 

Deli- dolu sağın bulutlar ağdı salkım saçak… Mayıs’ın yarı ısıtan güneşi bulutlarla savaşıyordu. Güneşin kavgacı makası abanınca ak bulutların yumuşak karnına, körpe kızıllıklar dökülüp saçıldı dört-bir yana… Yıllarca geciken suskunluğun utancı yanıp söndü kırgın yüreklerden yürüyerek pembeleşen yanaklara. Baharında gencecik bir kız hüzün yükledi bakışlarına. Yaşamadığı günleri yaşıyor gibiydi sanki. Hüzün dudaklarında acılı güllere dönüşüyordu. Goncasında baharın en acı yeşili vardı; umudun, geleceğin ve yarınların… Geçmiş günlerde yaşayan bir dede anımsadı en direşken ve acılı günlerini. Sildi alnında acıyla karılan ter tomurcuklarını, sildi göz pınarlarından taşan yakıcı gözyaşlarını… Ve kendi kendine mırıldanmaya durdu:” Yazık oldu üç fidana!” derken sakladı çevresindekilerden ıslak bakışlarını. Bakışlarında geçmişin silinmeyen derin izleri vardı.” Hiç yaşamasaydım” dediği anları anımsadı. Deniz’in, Yusuf’un ve Hüseyin’in hapishanedeki son gecelerinin görüntüleri akmaya durdu beyninin ekranından:” Yürürken, beton döşeme üzerinde sürüklenen prangaların çıkardığı korkunç gürültü gecenin sessizliğinde yankılanıyor. Koridordaki subaylar odaya doluşuyorlar. Denizle Yusuf son kez ayakta konuşuyor ve öpüşüyorlar.”

Kitle acı, hüzün ve kıvançla olgun başaklar gibi dalgalanıyor. Binler, on binler hep bir ağızdan haykırıyor:” Deniz… Yusuf… İnan… Savaşa devam!”

Yaşlı adam Deniz’in idam sehpasına doğru gidişini anımsıyor Deniz idam sehpasına doğru yürürken:” Allah’a ısmarladık. Cezaevindeki bütün devrimcilere selam. Onları benim için tek tek öpün.” diyor. Davanın tanığı olan ihtiyar, idam anını yeniden yaşıyor:”…Sehpanın altında normal yükseklikte bir masa ve üstünde bir tabure (…)Elleri arkasından bağlı.(…) Gardiyanların yardımıyla masanın üzerine çıkıyor. Masanın üzerinde bulunan tabureye kendi kendine çıkarak, tepesinde bulunan ilmiği başına geçirmek istiyor. İlmik iki kattır, dardır ve sıkılmıştır. Kafası girmiyor. Bir gardiyan ilmiği açıyor, genişletiyor, Deniz’in kafasına takıyor. Çift ilmik Deniz’in boğazına asılıyor.”

Kitleler yeşil ekinler gibi dalgalanıyor. Gencecik bir kız gırtlağını yırtarcasına haykırıyor ve kitleler o haykırışı tekrarlıyor:” Deniz… Hüseyin… Ulaş… Kurtuluşa kadar savaş!” Halit Dede

sağanağa dönüşen gözyaşlarını siliyor. Islak ve acılı gözyaşları kanatıyor insanlık onuru için çarpan yorgun yüreğini. Omuzlarına abanan yükü karşılayan devrimci direnci ayakta kalmayı sürdürmesini sağlıyor. Halit Dede sürdürüyor acıya belenen onurlu anımsamalarını. Deniz’in gür sesi, deli –dolu gür ve berrak bir ırmak gibi gümbür gümbür akıyor beyninden yüreğine…”Yaşasın… Tam bağımsız Türkiye. Yaşasın… Yaşasın… Yaşasın işçiler, köylüler. Kahrolsun Emperyalizm”

Yalınkılıç bulutlara dalan güneş öfkeliydi. Kızıllığını yüklediği fotonlar şaşkın bir koşturmaca içindeydi. Bir ölüm kemirmekteydi bedenlerini. Polislerin koşullandırılmışlıklarını kusuyordu kin yüklü bakışları. Bir kızgın rüzgâr serin okşayışlarıyla kucaklarken bedenleri, Halit Dede

İzlemeyi sürdürdü anılarını:” Ali Elverdi, sehpanın karşısında, ağzında sigara, arkaya doğru kaykılmış, ellerini arkasına bağlamış, kahraman bir eda takınmak çabası içinde, donuk ve duygusuz bir bakışla ipte sallanan Deniz’i seyrediyor.(…) Deniz 50 dakika ipte kalıyor. İpi bir bıçakla kesiyorlar. Ölüyü, boynunda kesilmiş ilmikle, yere serili bir bezin üzerine koyarak götürüyorlar.”

Bir çocuk elinden kaçan balonun ardından koşuyor. Çocuğun ardından da babası. Üçlü bir kovalamaca polis barikatında son buluyor. Aşılmaz barikatı sadece balon geçebiliyor. Çocuk şaşkın, polisler duyarsız, baba uzlaşmadan yana!

Halit Dede sürdürüyor anımsamalarını:”…Duydum Deniz’in sesini, diyor Yusuf. Bu sözleri söylerken, Deniz’in tutumundan kıvanç duyduğunu anlatmak ister gibi gülüyor”

“Yusuf, babasına, köy halkına ve akrabalarına yazdığı bir mektubu ona uzatıyor. Mektubu infaz savcısı alıyor.

“Yusuf infaz savcısına:

—Mektuplarımı babama verirsiniz değil mi?

—Elbette veririz. Bize güvenin yok mu?

—Yok, tabii, size güvenim yoktur. Mektubumu vermezsiniz.

—Merak etme vereceğim.”

Halit Dedenin anımsadığı, infaz savcısının sözünde durmayıp Yusuf’u haklı çıkardığıdır. Mektubun suç içerdiği gerekçesi ileri sürülüyor!

Rüzgâr, güneş ve bulutlar kıyasıya bir savaşa tutuşmuşlardı. Kitleler dizginlenemez bir sel gibi akıp gitmekteydi. Sloganlar ve haykırışlar sürerken; Halit Dede Yusuf’un asılış anına döndü:” Yusuf sehpanın altında, yüksek ve yürekli bir sesle şunları söylüyor: Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler, Kahrolsun Faşizm!”

 Halit Dedenin gözlerinden iri damlalar yakıcı akışıyla yuvarlanıp gidiyor. Derin bir soluk terk ederken ciğerlerini, sönen sigarasını yeniden ateşliyor titreyen parmaklarıyla… Hüseyin’in son sözleri geliyor usuna:” Ben hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bundan sonra bayrağı Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm.”

Halit Dedenin mendili sırıl sıklam olmuştu. Dilinde duyumsamaktaydı gözyaşlarının acısını. Ama o, granit bir yontu gibi dimdik ayakta durmayı sürdürüyordu. Halkından korkanların acizliğine acıyor ve üzülüyordu. Yasal gerekçelere dayandırılmak istenen cinayetin sanıklarına acıyordu. Ölülerden bile korktuklarını anımsadıkça sinirleniyordu. Üç gencin ölüsünü de ayırarak, cenazeleri üçer mezar ara ile gömerek bir şeyler yaptıklarını sanıyorlardı!

Çiseleyen gözlerle baktı böğrü kanlı ak bulutlara …Yarınlar kararıyor ve sanki güneş sönüyordu. Kanadı kırılmıştı umudun…Acı dalga dalga büyürken yaralı yüreğinde; Deniz’in son sözleri yankılandı kulaklarında:

“Yaşasın Türkiye’nin bağımsızlığı!

Yaşasın Marksizm’in, Leninizm’in yüce ilkeleri!

Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi!

Kahrolsun emperyalizm!

Yaşasın işçiler ve köylüler”

Sanki yutan bir karanlıktı kayıplar!..

Topunu kaçırarak ardından koşan çocuk hüznünden sıyrılmıştı. Dudaklarında  rengarenk bir gonca gülücük…bakışlarında beliren ışıldayan umutla bakıyordu Halit Dedeye!..

 

Not: Anı-öyküdeki alıntılar, Halit Çelenk’in İDAM GECESİ ANILARI ile KARARLAR adlı yapıtından ve 04.05.2008 tarihli Bir Gün gazetesinden alınmıştır.

Bu haber 277 kez okundu.
bir kap su
Didim Haberleri - 15:41 A A
BENZER HABERLER
haber hattı

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HAVA DURUMU

27 Eylül 2020 PAZAR
26°
  • PAZ 29.6°
  • PTS 35.4°
  • SAL 33.9°

HABER LİSTESİ

  • 01
    Bize hatırlattıkların için teşekkürler Coronavirüs!..
    Dün sosyal medyada güzel bir video paylaşıldı… Ben de ilgiyle ve biraz da farkındalıkla izledim… Video coronavirüs’e  teşekkürle başlıyordu ve devamında bizlere unuttuğumuz bazı ŞEY’leri tek tek  hatırlatıyordu… İşte o videodaki SES’e kulak verelim: “Teşekkürler Coronavirüs. Bizi silkelediğin için!.. Bize daha büyük bir şeye bağlı olduğumuzu gösterdiğin ve düşündürdüğün için!.. Teşekkürler, bize bollukla, sağlıkla, özgürce […]
  • 02
    6 Kilo Uyuşturucu Aydın’a Sokulmadı
    Aydın Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Aydın il merkezinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımını önlemeye yönelik yapılan operasyonda K9 Narkotik köpeği Çayra’nın da yardımıyla uyuşturucu ele geçirildi. 22.03.2020 günü Doğu illerinden aydına yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği istihbaratı alınan  K. İ. isimli şahsın kullanmakta olduğu aracında yapılan yapılan aramada, araçın çeşitli yerlerinde ve […]
  • 03
    Didim’de yalnız yaşayan kadın evinde ölü bulundu
    Didim’de bir kadın evinde ölü bulundu Didim’de yalnız yaşayan  kadın evinde ölü bulundu Olay Yeni Mahalle 825 sokak Yusuf Apartmanı No:4 Kat 1’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; ailesi yurt dışında yaşayan ve uzun yıllardır Didim’de tek başına  ikamet eden Funda Yıldız’dan (45) komşuları bir süredir haber alamadı. Apartmanda duyulan koku üzerine komşular durumu polise […]
  • 04
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı
    Altınkum Vakıf Tesislerinde Yıkım Başladı Yıkımı Zabıta Durdurdu Altınkum Yalı Caddesi üzerinde bulunan ve Didimlilerin park olmasını istediği,  ancak halen belirsizliğini sürdüren ve Vakıf Arazisi olarak bilinen yerdeki metruk binalar yıkılmaya başlandı. Gazetemiz e gelen haberler üzerine görüştüğümüz yetkililer metruk binanın bazı hayati tehlike yaratmaya başladığını ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak yıkıma başladıkları söylendi. Didim […]
  • 05
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı
    Didim İmam Hatip Ortaokulu Kapatıldı Didim’de Çamlık Mahallesinde Kurulan Didim imam hatip Ortaokulu ve Yenimahalle’deki pansiyonlu Anadolu İmam hatip Lisesine  talep olamaması üzerine,  Didim İmam Hatip Ortaokulu ile Didim Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin  olduğu binaya taşınacak. Geçtiğimiz yıl  200 Kişilik pansiyonu 24 dersliği bulunan liseye yeterli öğrencinin başvurmaması üzerine  okul yeterli  kapasiteye ulaşamadı. Didim’in Y […]
  • 06
    Korona Günlerinde OSB Yeniden mi Hortluyor?
    Didim’de geçtiğimiz yıl Tarım Bakanlığınca yatırım planlarına alınan Didim’de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ve Balık Çiftliklerinin  yapımıyla ilgili Didim kamuoyunun tepkisi ve toplanan 40 bine yakın imzaya rağmen,  AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Didim’de kurulması planlanan Su Ürünleri Organize Sera Bölgesi (OSB) ile ilgili yaptığı açıklamada ilçedeki çevreci tepkileri eleştirdi. Yapılması planlanan  Balık […]
  • 07
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)”
    “SAKIN EV VE ARSA SATMAYIN DİDİM’E OTEL YAPMAYIN(!)” Didim’in fahri hemşerisi Turizmci Hüseyin Baraner’den korona sonrası turizm ile ilgili öngörüler ve tavsiyeleri ve öngörülerinde  “En az beş yıl otel yapmayın” yakarışı ve  ” Arsası, evi, yatırımı olanlar sakın ola yerinizi satmayın” önerisi dikkat çekiyor. Gazetemize de yaptığı açıklamaların dikkat çeken bölümlerinde Baraner,  uzun dönem öngörüleri […]
  • 08
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR !
    400 TEKNE SALDIRI İÇİN GÜN SAYIYOR ! Didim’de kaçak avcılığı ile mücadele edilen deniz patlıcanı olarak bilinen deniz canlısının avlanması ile ilgili olarak avlanmasının 28 Eylül 2020 itibariyle serbest bırakılacağını duyan ruhsatlı tekneler hazırlıklarına başladılar. “Didim Sivil Gelişim Gurubu” bileşenlerinden Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (DİHAD) Didim Derneği  adına bilgilendirme paylaşımı yapan  DİHAD yöneticisi […]
  • 09
    “DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
    DİDİM’İN BİR DEĞERİNİ DAHA YİTİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Dün gazetemize haber olan Altınkum Yalı Caddesi üzerindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait metruk tesislerde yıkım işlemlerin başlaması üzerine Didim Belediyesi işlemi durdurma kararı aldı. Konuyla ilgili olarak Didim Derneği Yönetim Kurulu yazılı bir basın açıklaması ile söz konusu arazinin Didim’in belleğini barındırdığını ve halen kendilerinin de taraf olduğu […]
  • 10
    AN İTİBARİYLE DİDİM GERÇEĞİ
    Büyükşehirlerden Didim’e kaçış var sanırım. Didim’in en işlek caddesi üzerinde oturuyoruz. Araba plakalarının çoğunluğuna baktığımızda başta Ankara olmak üzere Eskişehir, İstanbul, Çorum vs. gibi plakaların çoğaldığını görüyoruz. Buraya kaçıp gelenlere şunu söylemek istiyorum. Hastanemizin kapasitesi kış zamanlarında bile yetersiz yaz aylarında yaşamış olduğumuz kalabalığı biliyor olmanız lazım. Burası kış aylarında 85 bin nüfusu bile kaldıramıyor. […]